Eşin küfür etmesi boşanma sebebi midir ?

Petek

Global Mod
Global Mod
Eşin Küfür Etmesi Boşanma Sebebi Midir? Küfürlü Cümlelerin Evlilikte Açtığı Görünmez Yaralar

Bir gün arkadaş ortamında evlilik üzerine sohbet ederken konu yine klasik başlıklardan birine geldi: “Evlilikte en büyük kriz nedir?” Herkes kendince cevap verdi. Biri “para” dedi, biri “ailelerin müdahalesi” dedi, biri “telefon şifreleri” dedi. Ben de ortaya şöyle bir iddia attım: “Bence en büyük kriz, sinir anında ağzın beynin önüne geçmesi.” Çünkü bazen insan bir cümleyle yıllarca kurduğu güven duvarına öyle bir taş atıyor ki, duvar ayakta dursa bile çatlak orada kalıyor.

Hatta bazı evlerde tartışma sırasında kullanılan kelimeler için neredeyse “aile içi trafik levhası” lazım oluyor. Kırmızı ışık: bağırmak. Sarı ışık: iğneleyici konuşmak. Siyah alarm: küfür. Çünkü küfür, sadece birkaç harfin yan yana gelmesi değildir; çoğu zaman karşı tarafa “sana saygımı kaybettim” mesajı verir.

Peki eşin küfür etmesi gerçekten boşanma sebebi midir? Yoksa “sinirlendim, ağzımdan çıktı” diyerek geçiştirilebilecek sıradan bir tartışma davranışı mıdır? İşin hukuki tarafı kadar insani tarafı da oldukça önemlidir.

Küfür Sadece Bir Kelime Mi, Yoksa İlişkide Bir Kırılma Noktası Mı?

Evliliklerde tartışma yaşanması oldukça normaldir. İki farklı karakter, iki farklı geçmiş, iki farklı aile kültürü aynı evin içinde buluşunca zaman zaman fikir ayrılıkları ortaya çıkabilir. Zaten hiç tartışmayan çiftlerin tamamının mükemmel anlaşan insanlar olduğunu düşünmek de biraz romantik bir masal gibidir. Bazen onlar sadece tartışma konularını halının altına süpürmek konusunda uzmanlaşmış olabilir.

Ancak tartışmak ile hakaret etmek arasında önemli bir fark vardır.

“Bu konuda sana katılmıyorum.”

ile

“Sen zaten hiçbir şeyi beceremezsin.”

aynı şey değildir.

Birincisi fikir çatışmasıdır, ikincisi kişinin karakterine saldırıdır.

Küfür de çoğu zaman bu ikinci noktaya yaklaşır. Çünkü hedef alınan şey sadece olay değil, kişinin onuru ve değeri olabilir. Hukuken de eşlerin birbirine yönelik ağır hakaret ve küfür içeren davranışları, somut olayın özelliklerine göre evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir. Harbiye Hukuk+1

Burada önemli olan nokta şudur: Her küfür aynı şekilde değerlendirilmez. Bir kere yaşanan, sonrasında gerçek bir pişmanlıkla telafi edilmeye çalışılan bir olay ile sürekli tekrar eden, aşağılayan ve korku oluşturan davranışlar aynı kefeye konulmaz.

Erkeklerin Çözüm Odaklı, Kadınların İlişki Odaklı Yaklaşımı: Ama İnsanlar Tek Kalıptan Çıkmaz

Toplumda sıkça “erkekler sorun çözmeye çalışır, kadınlar duygusal yaklaşır” gibi genellemeler yapılır. Bu bakışın bazı ilişkilerde gözlemlenen iletişim farklılıklarını açıklamak için kullanıldığı görülür; ancak gerçek hayattaki insanlar bundan çok daha çeşitlidir.

Örneğin Mehmet, tartışma çıktığında hemen telefonundan not açıp “Sorunun kaynağı ne, çözüm seçenekleri ne?” diye liste yapabilir. Onun kafasında evlilik biraz bozulunca tamir edilmesi gereken bir makine gibidir. Vida gevşedi mi sıkılacak, parça kırıldı mı değişecek.

Ama eşi Zeynep için mesele sadece çözüm değildir. Zeynep “Bana bunu neden söyledi?” sorusunun cevabını arar. Çünkü onun için asıl yara, küfrün kendisinden çok, o anda kendini değersiz hissetmesidir.

Öte yandan bunun tam tersi de mümkündür. Ayşe, kriz anında “Tamam, sakin olalım ve ne yapacağımızı planlayalım” diyerek oldukça stratejik davranabilir. Murat ise “Önce bana nasıl hissettirdiğini anlat, sonra çözeriz” diyerek daha duygusal bir yaklaşım sergileyebilir.

Yani mesele kadın veya erkek olmak değil; insanın çatışma karşısındaki iletişim tarzıdır.

Fakat hangi tarzda olursa olsun değişmeyen bir gerçek vardır: Sevgi, tartışma sırasında bile saygıya ihtiyaç duyar.

Bir Kez Söylenen Küfür ile Sürekli Küfür Arasında Büyük Fark Var

Forumlarda sık görülen bir soru vardır:

“Eşim bir kere küfür etti, hemen boşanmalı mıyım?”

Bu sorunun cevabı tek kelimeyle verilemez. Çünkü evlilikler mahkeme dosyalarındaki birkaç cümleden ibaret değildir.

Şu sorular önemlidir:

- Küfür hangi şartlarda edildi?

- Sonrasında özür dilendi mi?

- Aynı davranış tekrar ediyor mu?

- Küfür bir tartışma anındaki kontrol kaybı mı, yoksa karşı tarafı küçük düşürme yöntemi mi?

- Eş kendini sürekli korkmuş veya değersiz hissediyor mu?

Mesela Emre, 10 yıllık evliliğinde ilk defa büyük bir tartışmada kötü bir söz söylediğini fark edip günlerce bunun üzerinde çalışabilir. Eşiyle iletişim biçimini değiştirmek için destek alabilir.

Başka bir ilişkide ise Ayla yıllardır “sinirlenince ağzına geleni söyleyen” bir eşle yaşayabilir. Her tartışmada yeni bir hakaret, yeni bir kırgınlık ve yeni bir özür döngüsü oluşabilir.

İki hikâyenin dışarıdan görünen kelimesi aynı olabilir: “küfür”.

Ama yaşanan deneyim tamamen farklıdır.

Hukuki Açıdan Küfür Boşanmaya Nasıl Etki Eder?

Türk Medeni Kanunu’nda boşanma sebepleri arasında hakaret veya küfür tek başına ayrı bir başlık olarak düzenlenmez. Ancak eşler arasındaki ağır hakaretler, evlilik birliğinin temelinden sarsılması kapsamında değerlendirilebilir. Harbiye Hukuk+1

Mahkemeler değerlendirme yaparken olayın tamamına bakar. Yani yalnızca “küfür edildi mi?” sorusu değil, “Bu davranış evlilik ilişkisini sürdürülemez hale getirdi mi?” sorusu önem kazanır.

Yargıtay kararlarında da eşe veya eşin ailesine yönelik ağır hakaret içeren sözlerin bazı olaylarda boşanmaya neden olan kusurlu davranış olarak kabul edildiği görülmektedir. Ekin Hukuk+1

Bu nedenle “Eşim bana küfür etti, otomatik boşanma olur mu?” sorusunun cevabı genellikle “olayın ayrıntılarına bağlıdır” şeklindedir.

Küfürden Sonra İlişki Nasıl Toparlanabilir?

Bazı çiftlerde asıl problem küfür değildir; küfür, yıllardır biriken sorunların patlama noktasıdır.

Örneğin;

“Beni hiç dinlemiyorsun.”

“Sen zaten hep böylesin.”

“Senin ailenden bıktım.”

gibi cümleler zaman içinde biriken kırgınlıkların dışa vurumu olabilir.

Burada önemli olan tarafların kendine şu soruları sormasıdır:

“Biz gerçekten birbirimize kızgın mıyız, yoksa birbirimizi düşman gibi mi görmeye başladık?”

“Amacımız haklı çıkmak mı, ilişkiyi düzeltmek mi?”

“Özür dilemek benim için zayıflık mı, yoksa ilişkiye değer vermek mi?”

Çünkü bazı insanlar özür dilemeyi kaybetmek gibi görür. Oysa bazen “Bu sözüm yanlıştı” diyebilmek, tartışmayı kazanmanın değil ilişkiyi korumanın yoludur.

Forumlarda En Çok Yapılan Hata: Her Hikâyeyi Kendi Hikâyemiz Sanmak

İnternette bir kişi “Eşim bana küfür etti, ne yapmalıyım?” diye yazdığında yorumlar genellikle ikiye ayrılır.

Bir grup hemen “Kesin boşan” der.

Diğer grup ise “Her evlilikte olur, büyütme” der.

Oysa gerçek hayat bu iki cümleden çok daha karmaşıktır.

Bir insanın yaşadığı saygısızlığı küçümsemek doğru olmadığı gibi, her olayı tek bir reçeteyle değerlendirmek de doğru değildir.

Bazı ilişkiler konuşmayla düzelebilir. Bazılarında ise sürekli tekrar eden hakaretler ciddi bir yıpranmaya dönüşebilir.

Önemli olan kişinin kendi yaşadığı ilişkiye dürüstçe bakabilmesidir.

Çünkü evlilik sadece aynı evde yaşamak değildir. Aynı zamanda aynı evde birbirinin değerini koruyabilmektir.

Son Söz: Sevgi Varsa Tartışma Olur, Saygı Yoksa Yaralar Kalır

Küfür, evlilikte küçük görülecek bir konu değildir. Çünkü bazen söylenen bir kelime, karşı tarafın hafızasında uzun süre kalabilir.

Bir tabak kırıldığında yenisi alınabilir. Bir sandalye bozulduğunda tamir edilebilir. Ama insanın gururu ve güven duygusu kırıldığında onarmak daha fazla emek ister.

Evlilikte amaç hiç tartışmamak değildir. Asıl mesele tartışırken bile birbirini insan olarak görebilmektir.

Çünkü bazen bir ilişkinin kaderini büyük olaylar değil, küçük görünen ama tekrar tekrar yaşanan küçük yaralar belirler.

Ve belki de en önemli soru şudur:

“Ben tartışırken eşimi yenmeye mi çalışıyorum, yoksa onunla aynı takımda olduğumu hatırlıyor muyum?”
 
Üst