Felsefede özne ile nesne arasındaki ilişki sonucunda ortaya çıkan ürüne ne ad verilir ?

Cilem

Global Mod
Global Mod
Kavl-i Sedid: Gerçekten İhtiyacımız Olan Bir Kavram mı?

Herkese merhaba! Bugün, dini literatürde sıklıkla karşılaşılan ve anlamı üzerine pek çok tartışma yapılan bir terimi ele alacağız: Kavl-i Sedid. Bu kavram, özellikle kelam, fıkıh ve İslami düşünce alanında önemli bir yer tutuyor. Ancak, bu kavramın gerçekten ne anlama geldiği, nasıl kullanılması gerektiği ve toplumda nasıl algılandığı konularında hâlâ belirsizlikler ve zayıf noktalar olduğunu düşünüyorum.

Kavl-i Sedid, kelime anlamı olarak "kesin ve açık söz" anlamına gelse de, çok daha derin ve çok katmanlı bir terim olarak karşımıza çıkıyor. Birçok farklı bağlamda kullanılıyor, ancak bu kullanımlar bazen anlamını bulanıklaştırabiliyor. Bu yazıda, Kavl-i Sedid’i sadece kelamî bir kavram olarak değil, toplumsal ve bireysel düzeyde de ele alacağız. Çünkü bu kavram, yalnızca dini bir terim değil, aynı zamanda bir toplumun değerlerine ve düşünsel yapısına da yansıyan bir kavramdır. Gelin, bu kavramın güçlü ve zayıf yönlerini birlikte analiz edelim.

Kavl-i Sedid: Dini Bir Kavram mı, Yoksa Toplumsal Bir İhtiyaç mı?

Kavl-i Sedid, İslami kaynaklarda yer alan bir terim olarak, genellikle “kesin ve doğru bir söz” ya da “açık ve net bir ifade” olarak tanımlanır. Bu anlamda, doğrudan doğruya İslam düşüncesinde, kelâmî ve fıkhî tartışmalarda doğruyu bulmaya yönelik bir yaklaşımı simgeler. Ancak, günümüzde bu kavramın yanlış anlaşılmaya ve yanlış kullanılmaya çok açık olduğunu düşünüyorum.

Özellikle günümüz dünyasında, "Kesin doğru nedir?" sorusuna verilecek cevaplar genellikle ideolojik bir savaşa dönüşüyor. Kavl-i Sedid’in, dinî ya da entelektüel bir dogma haline gelmesi, o kadar kolay ki. Birçok kişinin, doğruyu savunurken, aslında kendisini haklı çıkarmak için "kesin" sözlere sığındığını görüyoruz. Bunun temelinde, insanın doğruyu arama çabası yatıyor, ancak bu çaba bazen sadece dogmatik bir yaklaşım yaratıyor.

Toplumsal ve bireysel düzeyde, Kavl-i Sedid’in savunduğu açık ve kesin sözler, bazen insanları daha kapalı ve katı düşünmeye itiyor. Herkesin bir fikri olmalı, ancak doğruyu savunurken, bazen insanların dinamik düşünme yeteneklerini göz ardı edebiliyoruz. Bu da sorulara net, keskin cevaplar verme gerekliliği, düşünceyi monolitik kılıyor.

Erkeklerin Stratejik ve Problem Çözme Odaklı Yaklaşımı: Kavl-i Sedid’in Gücü ve Tehlikesi

Erkeklerin genellikle daha stratejik ve çözüm odaklı düşündüğü göz önüne alındığında, Kavl-i Sedid, erkekler için çekici bir kavram olabilir. Bir erkek, genellikle kesinlik ve netlik arar. Bu nedenle, Kavl-i Sedid gibi bir kavram, bir erkek için, çok net bir doğruyu savunmanın, kendisini savunmanın ve toplumda bir otorite alanı yaratmanın yolu olabilir.

Ancak burada kritik bir nokta var: Kesinlik, düşünmeyi engeller mi? Erkekler, genellikle bir sorunu hızlıca çözme eğilimindedirler. Bu hızlı çözüm arayışı, bazen daha derinlemesine düşünmeyi engelleyebilir. Kavl-i Sedid’i bir sorun çözme aracı olarak görmek, aslında, daha büyük bir tehlikenin habercisi olabilir: Kesin doğrulara dayalı düşünme, daha derinlemesine inceleme ve eleştirel düşünme yeteneğini zayıflatabilir.

Düşüncelerimizi "kesin doğru" algısına sıkıştırarak, toplumda çeşitli bakış açılarına kapalı hale geliriz. Bu, bir sorunu kısa vadede çözüme kavuşturabilir gibi görünse de uzun vadede derinlemesine sorgulamalar yapmamızı engelleyebilir. Sonuç olarak, Kavl-i Sedid gibi kavramların yalnızca stratejik düşünceye indirgenmesi, insanları daha dar bir düşünme biçimine itebilir.

Kadınların Empatik ve İnsan Odaklı Yaklaşımı: Kesin Sözler ve Toplumdaki Etkileri

Kadınlar, toplumsal ve bireysel anlamda daha çok empati ve insan odaklı düşünmeyi tercih ederler. Onlar için kesin bir doğruyu savunmak, bazen toplumsal bağları zedeleyebilir. Kavl-i Sedid, bir bakıma kesin ve net olmayı önerirken, kadınlar empatik bir bakış açısıyla daha açık fikirli ve insana dokunan düşünceler peşinden giderler.

Kadınlar için, her bireyin farklı bir bakış açısı olabileceğini kabul etmek, daha derin bir anlam taşır. "Kesin doğru"ya odaklanmak, bazen başkalarının duygularını, deneyimlerini ve perspektiflerini göz ardı etmek anlamına gelebilir. Kavl-i Sedid gibi güçlü ve dogmatik bir kavram, kadınların düşünce biçimlerini baskılayabilir çünkü çoğu zaman kadınlar, açık fikirli, yargılayıcı olmayan, insan odaklı yaklaşımları tercih ederler.

Kadınlar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve adalet bağlamında daha fazla çeşitliliği ve differansı savunurlar. Bu nedenle, Kavl-i Sedid’in savunduğu netlik, bazen kadınların daha fazla farklı düşünceleri kabul etme çabasıyla zıt düşebilir. Kesin bir doğruya dayanmak, sosyal adalet anlayışında eksiklikler yaratabilir, çünkü bu tür bir yaklaşım, çoğu zaman farklı düşünceleri baskılayabilir.

Kavl-i Sedid: Dogma mı, Düşünme Aracı mı?

Sonuç olarak, Kavl-i Sedid’i hem güçlü hem de tehlikeli bir kavram olarak görüyorum. Güçlü çünkü kesinlik arayışı, insanlara güven verir. Ama tehlikeli çünkü bu kesinlik, genellikle eleştirel düşünmeyi engeller. Hem erkeklerin hem de kadınların bu kavrama yaklaşırken dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.

Şimdi, bu konuda sizin görüşlerinizi merak ediyorum: Kesin doğruyu savunmak, düşünmeyi daraltır mı? Kavl-i Sedid gibi bir kavram, toplumsal ve bireysel açıdan faydalı olabilir mi, yoksa bizi daha katı bir düşünce biçimine mi iter? Kesin doğrulara dayalı düşünme, toplumsal bağları zedeleyebilir mi?

Bu konuda daha fazla tartışmak isteyen herkesi görüşlerini paylaşmaya davet ediyorum!